Halk arasında ve popüler kültürde sıklıkla dile getirilen şaşırtıcı bir gözlem vardır: “Kriz anlarında, kaygılı dönemlerde ya da ruhsal olarak çalkantılı süreçlerde cinsel arzu neden aniden tavan yapar?”
Pandemi döneminde kapanmaların ilk aylarında yaşanan patlamalar, savaş zamanlarındaki kitlesel yakınlaşma arzusu veya doğadaki Bonobo maymunlarının stresi sevişerek çözmesi tesadüf değildir. İnsan zihni; varoluşsal bir tehdit, kaybetme ve yok olma korkusu hissettiğinde, hayatta kaldığını kanıtlamak için en ilkel mekanizmaya sarılır: Cinsellik.
Stresle Baş Etme Yöntemi Olarak Cinsellik

Tıpkı alkol almak ya da hızlı araba kullanmak gibi, cinsellik de insan beyni için güçlü bir stresle baş etme (coping) mekanizmasıdır.
- Kortizol ve Serotonin Dengesi: Stres anında yükselen kortizol, cinsel aktivite ile yerini serotonin, oksitosin ve dopamin gibi “iyi hissettiren” hormonlara bırakır.
- Dozunda Kaygının Gücü: Nasıl ki dozunda kaygı sınavda başarıyı getirirse, dozunda stres de arzuyu bir kaçış ve canlılık alanına dönüştürür.
Ancak unutulmamalıdır ki; bu durum kısa vadeli bir çözümdür. Stres kronikleştiğinde ve süre uzadığında, bu geçici rahatlama yerini cinsel isteksizlik ve işlev bozukluklarına bırakır.
Bireysel psikoterapi Konya ve cinsel terapi süreçlerimizde; kaygının ve krizlerin cinsellik üzerindeki bu sinsi etkilerini deşifre ederek, sağlıklı bir bedensel ve duygusal denge kurmanıza rehberlik ediyoruz.
Kaygı, stres ve cinsel uyum süreçleriniz üzerine çalışmak için randevu formumuzu doldurabilirsiniz.