“Hayır” demek istediğinizde ya da kendi ihtiyaçlarınızı ön plana aldığınızda içinizi kaplayan o ağır suçluluk hissi tanıdık geliyor mu? Birçok insan kendi uykusundan, sağlığından ve sınırlarından vazgeçmeyi “iyi insan olmak” sanır. Kendini önceliklemeyi ise bencilce bir davranış olarak etiketler.
Suçluluk Duygusunun Psikanalitik Kökeni
Psikanalitik açıdan bakıldığında bu suçluluk duygusu, çocukluk çağındaki nesne ilişkilerine dayanır. Erken çocukluk döneminde sevgiyi ve onayı ancak “ebeveynini memnun ettiği, uyumlu olduğu veya kendi arzularını bastırdığı” sürece alabilen birey, bilinçdışında radikal bir şema geliştirir. Süper ego (vicdan/üst benlik), kendi sınırını korumayı anne-babaya ya da ötekine yapılmış bir “ihanet veya saldırganlık” gibi algılar. Bu yüzden yetişkinlikte sınır çizmek, çocuksu bir terk edilme veya cezalandırılma korkusuyla birleşerek yoğun bir vicdan azabına dönüşür. Psikolojik dengenizi kurmak için bireysel psikoterapi Konya merkezli süreçlerden faydalanabilirsiniz.

Bencillik ile Sağlıklı Sınırlar Arasındaki Fark
Bencillik; başkasının alanını işgal ederek hiçbir şey vermeden sürekli almak istemektir. Kendini önceliklemek ise başkalarını memnun etmek uğruna kendi deposunu boşaltmamaktır. Tıpkı uçaklardaki oksijen maskesi kuralı gibi; önce kendi maskenizi takmalısınız ki başkasına faydanız dokunsun. Kendinizi feda ederek sürdürdüğünüz ilişkiler zamanla örtük bir öfkeye dönüşür. Bu dinamikleri deşifre etmek ve öz-değer kazanmak adına bireysel psikoterapi Konya alanında uzman desteğine başvurmak en sağlıklı adımdır.
Terapi İle Kendi Hayatınızın Başrolü Olun
Kendinize şefkat göstermek ve “hayır” diyebilmek sonradan öğrenilen bir ruhsal beceridir. Sürekli verici olarak tükenmek yerine içsel çocuğunuza ve bugünkü yetişkin benliğinize hak ettiği değeri vermelisiniz. Sınır inşa etme yolculuğunuzda yalnız kalmamak ve suçluluğun altındaki çocukluk kalıplarını dönüştürmek için bireysel psikoterapi Konya danışmanlık süreçlerimizle yanınızdayız.