“Hocam siz bir psikolog olarak burçlara inanıyor musunuz?” Bu soru, klinik pratiğimde hem danışanlarımdan hem de sosyal medyadan en sık aldığım sorulardan biridir.
Bir terapist olarak benim neye inandığımın, gezegen hareketlerini nasıl yorumladığımın hiçbir önemi yoktur. Terapi odasındaki asıl mesele, danışanın neye inandığı ve bu inancın onun ruhsal dünyasında neye hizmet ettiğidir.

Burçlar Bir Savunma Mekanizması Olabilir mi?
Psikoterapide biz insanları veya onların inançlarını yargılamayız; o inancın arkasındaki ihtiyacı anlamaya çalışırız. Bir danışan kendisini veya ilişkilerini tanımlarken sürekli burçları referans gösteriyorsa, burada psikolojik bir işlev vardır:
- Sorumluluktan Kaçış: “Ben Akrep burcuyum, o yüzden çok kıskancım” demek, kişinin kendi davranışının sorumluluğunu almaktan kaçınmasına yol açabilir.
- Belirsizlikle Baş Etme: Gelecek kaygısı yüksek olan bireyler, burç yorumlarında bir kontrol hissi arayabilir.
Ancak burçlara veya mistik inançlara olan katı bağlılık bazen daha derin kişilik örüntülerine de işaret edebilir. Örneğin, olayları tamamen dışsal güçlerle açıklama eğilimi ya da “sihirli düşünme” dediğimiz durumlar, kişinin ilişki kurma biçimini doğrudan etkiler.
Bireysel psikoterapi Konya seanslarımızda amacımız, inançlarınızı sorgulamak değil; bu inançların arkasındaki öz-değer ihtiyacını ve davranışlarınızın gerçek sorumluluğunu keşfetmenizi sağlamaktır.
Kendi davranış kalıplarınızı ve ilişkisel süreçlerinizi güvenli bir alanda anlamlandırmak için randevu formumuzu doldurabilirsiniz.
