Kendi hayatınızı yaşarken bazen sadece bir filmi izliyor gibi hissettiğiniz oluyor mu? “Bu kararları gerçekten ben mi alıyorum, yoksa sürükleniyor muyum?” diye soruyorsanız, bilimsel araştırmalar çok ilginç bir gerçeğe işaret ediyor.
Nörobilimci Benjamin Libet’in özgür irade deneyi, biz daha bir şeye “karar verdim” demeden milisaniyeler önce beynimizin o kararı çoktan verdiğini kanıtladı. Yani aslında bizler, kendi bilinçdışı seçimlerimizin hayat sahnesindeki yansımalarına şahit olmak için buradayız.

“Gözlemleyen Benlik” Nedir?
Eğer sürekli aynı ilişkisel kısırdöngüler içinde sıkışıp kalıyorsanız, bunun sebebi kendi seçimlerinize dışarıdan şahitlik edememenizdir. Psikoterapide geliştirmeyi hedeflediğimiz gözlemleyen benlik, kişinin kendi otomatik kararlarını an içinde fark edip durdurabilme becerisidir.
Siz hayatın rüzgarında savrulan pasif bir seyirci değilsiniz. Kendi seçimlerinizin sorumluluğunu alıp, o kısırdöngüleri fark ettiğinizde senaryoyu yeniden yazabilirsiniz. Bireysel psikoterapi süreçlerinde tam olarak bu içsel şahitliği güçlendiriyoruz.
Kendi hayatınızın yönetmen koltuğuna oturmak ve randevu almak isterseniz, iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.