Ayrılık Acısı mı, Yoksa Anne Yarası mı?
Kısa süreli bir ilişkiniz bittiği halde dünyanız başınıza yıkılmış gibi mi hissediyorsunuz? “Neden bu kadar az tanıdığım biri için bu kadar büyük bir yas tutuyorum?” diye soruyorsanız, yalnız değilsiniz. Çünkü canınızı yakan şey taze bir aşk acısı değil, geçmişin bitmemiş bir yasıdır.
Bağlanma kuramının kurucusu John Bowlby, çocuklukta anneden alınamayan sevgi ve şefkatin, ruhun derinliklerinde kilitli bir yas olarak kaldığını söyler. Yetişkin olduğumuzda, asıl meseleden kaçmak için o eski anne yarasını bugünkü partnerimizin üzerine yansıtırız. Eşimiz bizi terk ettiğinde biz ona değil, çocukken annesinden sevgi göremeyen o küçük çocuğa ağlarız.

Bu Yas Sarmalından Nasıl Çıkılır?
Sürekli aynı ilişkisel kısırdöngüler içinde boğulmaktan kurtulmanın tek yolu, bugünkü ilişkiye değil, geçmişteki o asıl anne yarasına odaklanmaktır. O çocukluk yasını hakkıyla tutup serbest bırakmadığınız sürece, yeni ilişkilerinizde özgürleşemezsiniz. Bireysel psikoterapi Konya seanslarımızda, bu gizli yas maskelerini indirerek köklü bir ruhsal onarım hedefliyoruz.
İlişkilerinizdeki o derin boşluk hissini anlamlandırmak ve profesyonel destek almak için randevu formumuzu doldurabilirsiniz.
