Scroll to top
© 2019, Design & Technology by Creatifabrika
Paylaş

Alışveriş


Tüm Psikolojik sorunlarınız için bize ulaşın

ALIŞVERİŞ İHTİYAÇTIR...

İçinde bulunduğumuz dönem itibariyle havaların soğuması, güneş ışığından faydalanmanın azalmasıyla birlikte bireylerde depresyon oranının artması artık hemen hemen hepimizin bildiği bir durum oldu. Bir taraftan da sürekli bu bilgiye maruz kalarak şartlandık kış geliyor demek ki depresyona girmem lazım… depresyona girmezsem bende bir anormallik var gibi bir durum oluşuyor. Soğuk havanında etkisiyle dışarda yapılacak bir şey olmadığı için insanların bu durumdan kurtulacağı yerler tabi ki alışveriş merkezleri oluyor. Çılgınca alıverişler, ihtiyaç olsun olmasın alınan ve tüm bunlardan mutluluk duyan daha sonra aldıklarına ya da harcadığı paraya pişman olan tekrar bir depresyon moduna girip ve kısır döngüyü tekrar eder hale geliyoruz.

Tüm bunlar alışveriş yapmanın görünen taraflarıdır. Şimdi peki herkes neden böyle değil ya da bizi bu hale getiren psikolojik nedenler ne diye sorabiliriz. Bu konuda farklı bakış açıları olmakla birlikte bugün konuyu ele alacağımız bakış açısı kendilik psikolojisidir. Kendilik psikolojisinin üzerinde durduğu nokta kişinin çocukluk yıllarında bakıcı yani annenin onu onaylaması, sevmesiyle kişi kendini değerli hisseder. Annenin mimiklerinden, gülümsemesinden kendisiyle ilgili bir algı oluşturur. Bu algıyla birlikte zamanla anneyle özdeşim kurar. Bu özdeşimi kurarken annenin eksiklerini de alır ve idealize edip özdeşim kurduğu annenin hatalarının eksiklerinin de olabileceğini görür ve bunları bir bütün olarak kabul eder.

Kendilik psikolojisinden biraz bahsettikten sonra alışveriş çılgınlığımızla bunların nasıl bir bağlantısı olabileceğine bakabiliriz. Yeteri kadar onaylanmayan, özdeşimi tam olarak kuramayıp idealize ettiği ile hataları olan anneyi aynı anda kabul edemeyen kişi kendini değersiz hissetmeye başlar. Fakat bu değersizliğe katlanmak çok zordur. İnsanın doğası gereği kendine güvenmesi ve değerli hissetmesi gerekmektedir. Bununla ilgili pek çok söz vardır; “akıllar pazara çıkarılmış ve herkes kendi aklını satın almış”  “ insan kendini beğenmezse çatlar ölürmüş” vs. doğamız gereği bu onaylanma ve kendimiz sevme ihtiyacımızı doyurmaya çalışırız. Çocukluk döneminde eksik kalan bir kendilik değeri ilerleyen yıllarda stres altında kalındığında alışveriş yapmak gibi abartılı davranışlarla ortaya çıkabilmektedir.

Bu bakış açısıyla bakıldığında çocuğun anneyle kaliteli zaman geçirememesi, dağılmış aileler, kapitalizmin dikteleri alışveriş çılgınlığının bir nedeni olabilmektedir. Çözüm yolu olarak ise aile birliğinin korunması için yapılacak iyileştirmeler, annelerin daha bilinçli olmaları, çocuklarıyla iyi zaman geçirebilmeleri ve kendini değerli hissedebilecekleri farklı alanlar bulabilme yeteneklerinin ebeveynleri aracılığıyla geliştirmeleri verilebilir. İleri derecede bağımlılıklarda ve değersizlik duygularında ise psikolojik destek alınması önerilebilir.

Değerlerinize değer katabileceğiniz değerli bir hafta geçirmeniz dileğiyle…